Bellapais Manastırı'nın Gotik kemerleri, sakin köy sokakları ve kıyıya uzanan manzara: Girne'den yarım günde rahatça yapılabilecek bir gezi rehberi.
Girne'nin hemen üstünde, bambaşka bir dünya
Bellapais Manastırı, Girne'nin arkasındaki dağ yamacına kurulmuş küçük Bellapais köyünün tam ortasında durur. Şehir merkezinden arabayla yaklaşık 15–20 dakikalık bir yol sizi limanın hareketinden alıp kuş seslerinin, taş evlerin ve begonvillerin arasına bırakır. Kordonboyu'ndaki Dome Hotel'den taksiyle ya da kiralık araçla kolayca çıkılır; yarım gün ayırdığınızda hem manastırı hem köyü acele etmeden gezebilirsiniz.
Yolun son kısmı virajlı ve yokuştur. Tırmandıkça arkanızda Girne kıyısı ve deniz açılır; daha manastıra varmadan manzara size neden buraya geldiğinizi hatırlatır.
Manastırın kısa hikâyesi
Bellapais, Kıbrıs'taki Lusignan döneminin en etkileyici yapılarından biri sayılır. Manastırın ilk yapıları 12. yüzyılın sonu ile 13. yüzyılın başına uzanır; buraya yerleşen keşişler kısa süre sonra beyaz cüppeleriyle tanınan Premonstratensian tarikatına bağlanmıştır. Bu yüzden yapıya zaman zaman "Beyaz Manastır" da denir. Bugün gördüğünüz kilise ve ana bölümlerin önemli kısmı 13. yüzyılın ikinci yarısında, Kral III. Hugh döneminde şekillenmiştir.
Mimarlık tarihçileri Bellapais'i Doğu Akdeniz'deki Gotik mimarinin en önemli örneklerinden biri olarak anar. Yüzyıllar içinde yapı yağmalanmış, terk edilmiş ve kısmen yıkılmış olsa da ayakta kalan bölümler hâlâ çok güçlü bir etki bırakır.
Manastırda nelere bakmalı?
Avlu ve kemerler
Ziyaretin en çok fotoğraflanan yeri, sivri kemerlerle çevrili avludur. Kemerlerin arasından gökyüzüne ve selvi ağaçlarına bakmak, burada geçirilen zamanın en sakin anlarından biridir.
Yemekhane
Avlunun kuzey tarafındaki uzun ve yüksek tavanlı yemekhane, manastırın en etkileyici iç mekânıdır. Pencerelerden kıyıya ve denize uzanan manzara görülür. Bu salon zaman zaman konser ve etkinliklere de ev sahipliği yapar; gezinize denk gelen bir program olup olmadığını yerel olarak kontrol etmenizi öneririz.
Kilise ve teras
Manastırın kilisesi ve çevresindeki teraslar, aşağıdaki ovaya ve Girne'ye doğru geniş bir bakış sunar. Rahat bir köşe bulup birkaç dakika sadece manzarayı izlemek, ziyaretin en güzel kısmı olabilir.
Köyde bir yürüyüş ve kahve molası
Manastırı gezdikten sonra köyün dar sokaklarında kısa bir yürüyüş yapın. Taş evler, çiçekli avlular ve küçük kafeler Bellapais'e kendine has bir sükûnet verir. İngiliz yazar Lawrence Durrell, 1950'lerde bu köyde yaşamış ve buradaki günlerini "Bitter Lemons" (Acı Limonlar) adlı kitabında anlatmıştır; kitabı okuyanlar için köy sokakları ayrı bir anlam taşır.
Manastır meydanının çevresinde gölgede oturup bir Türk kahvesi ya da serinletici bir içecek eşliğinde mola vermek, gezinin doğal bir parçasıdır. Yarım günlük planınızı burada biraz uzatırsanız hiç pişman olmazsınız.
Ne zaman gitmeli?
Bellapais yılın her mevsiminde gezilebilir, ancak yaz aylarında sabah erken ya da öğleden sonra geç saatler daha rahattır. Özellikle ikindi ışığı taş duvarları sıcak bir renge boyar ve fotoğraf için en güzel zamanı sunar. İlkbahar ve sonbahar, yürüyüş için en keyifli dönemlerdir; kışın ise yamaç yeşillenir ve köy daha da sakinleşir.
Gün batımına yakın saatlerde köyden aşağı inerken kıyıdaki ışıklar yanmaya başlar. Akşamı Girne'ye dönüp limanda ya da deniz kenarında bir yemekle kapatmak, günü güzel bir şekilde tamamlar.
Yarım günlük örnek bir plan
Öğleden sonra yola çıkmak Bellapais için en keyifli seçeneklerden biridir. Girne'den ikindi saatlerinde ayrılın; vardığınızda önce manastıra girin ve gezinizi acele etmeden, en az bir saat ayırarak yapın. Avluda oturup kemerlerin gölgesinde biraz soluklanmayı unutmayın.
Ardından köy meydanına inin, bir kafede oturup kahvenizi için ve sokaklarda kısa bir tur atın. Taş evlerin kapılarına, pencere önlerindeki saksılara, avlulardan sarkan limon ve portakal ağaçlarına dikkat edin; köyün asıl güzelliği bu küçük ayrıntılardadır. Güneş alçalmaya başladığında manastırın çevresinden kıyıya bakan bir noktada durup manzarayı izleyin. Hava kararmadan dönüş yoluna çıkarsanız, virajlı yolu gün ışığında inmiş olursunuz.
Çocuklarla geliyorsanız ziyareti kısa tutup kafe molasını uzatabilirsiniz; fotoğraf meraklıları ise manastırda biraz daha fazla zaman geçirmek isteyecektir. Kısacası plan esnektir, Bellapais acele etmeyenleri ödüllendirir.
Girne merkezinden arabayla yaklaşık 15–20 dakika. Köy sokakları dar ve park yeri sınırlı olabilir; taksi iyi bir seçenektir. Manastırda düzensiz taş zeminler ve basamaklar var: rahat ayakkabı giyin. Yaz aylarında şapka ve su yanınızda olsun. Ziyaret saatleri ve giriş koşulları için yerel olarak bilgi alın.
Girne Limanı'nın kıyısında, 1930'lardan beri. Doğrudan rezervasyonda en iyi fiyat.






